Yazar Orhan Pamuk 7 Haziran 1952’de İstanbul’da dünyaya geldi. Liseyi İstanbul’da bulunan Amerikan Lisesi Robert Koleji’nde okuyan Pamuk, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde üç yıl mimarlık okuduktan sonra mimar ve ressam olamayacağına karar verip bölüm değiştirdi. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun olan Pamuk, gazetecilik yapmak yerine kendini eve kapatarak kitap yazmaya başladı.

1982’de İstanbullu zengin ve kendisi gibi Nişantaşı’nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesini konu alan ilk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları” yayımlandı. Çok sevilen roman Orhan Kemal Ödülü’nün yanı sıra Milliyet Roman Ödülü’nü de aldı. İlk yapıtından sonra post-modern roman anlayışını benimseyen yazarın 1983’te ikinci eseri “Sessiz Ev” yayımlandı. Roman 1984’te Madaralı Roman Ödülü’nü kazandı. Romanın Fransızca çevirisi 1991’de Prix de la Découverte Européenne adlı ödülelayık bulundu. 1985’te “Beyaz Kale” adlı eseri yayımlanıp Amerika’da Independent Award for Foreign Fiction adlı ödülü kazandı. Eseri birçok dile çevrilerek uluslararası bir üne sahip olan Pamuk New York’ta misafir âlim olarak Columbia Üniversitesi’nde bulundu. 1990’da burada yazdığı romanı “Kara Kitap” Türkiye’de yayımlandı. 1998’de “Benim Adım Kırmızı” romanı yayımlanarak 24 dile çevrildi. 2003’te kitap International IMPAC Dublin Literary Award kazandı. 2016’da “Kırmızı Saçlı Kadın” romanını yayımlayan yazar, 2018’de “Balkon” kitabını sevenleriyle buluşturdu.

Yazar, 2006’da TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi. Ayrıca Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türk olarak tarihe geçti.

Tür: Roman

Öne çıkan eserleri: Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale, Kara Kitap, Benim Adım Kırmızı

Bir alıntı: "Bir de şunu düşünüyorum. Biz erkekler mesela şöyle bir adamı ayıplarız: Âşık olduğu güzel bir kızı istemek için konağı ziyarete gelen ve kapıdan girince kızın daha da güzel ve daha da genç bir kız kardeşi olduğunu görüp, hemen oracıkta babasından ilk kızı değil kenarda seksek oynayan bu ikinci kızı isteyen zengin adamın rezilin teki olduğunu söyleriz; ama hiç olmazsa herifi anlayabiliyoruz. Peki, yıllarca gözyaşlarıyla aşk mektupları yazdıktan sonra, gece karanlığında kaçırdığı kızın âşık olduğu güzel kız değil de ablası olduğunu görünce sesini hiç çıkarmayan Mevlut gibilerini nasıl anlayalım?"