Gerçek ismi Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal 1914 yılında Adana’da dünyaya geldi. Babası siyasal nedenlerden dolayı Suriye’ye kaçınca, ortaöğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Suriye ve Lübnan’da bulaşıkçılık yapıp matbaada çalıştı. Türkiye’ye döndüğünde ise Adana’da fabrikalarda çalışarak ve ambar memurluğu yaparak geçimini sağladı. Askerliği esnasında ilk şiirlerini yazdı. Komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla, 1939 yılında 5 yıl hapse mahkum edildi. Yaşamının ve yazarlığının dönüm noktası, Bursa Cezaevi’nde Nâzım Hikmet’le tanışması ile oldu. 1943 yılında cezaevinden çıkınca Adana’ya döndü. Hamal, amele ve katip olarak çalıştı. Yazın hayatına askerde şiirle başladı. İlk şiirleri Yedigün ve Yeni Mecmua dergilerinde Raşit Kemali imzasıyla çıktı. İlk romanı "Baba Evi" nin bir bölümünü oluşturan "Balık" öyküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde 1940 yılında yayımlandı. İlk öykülerini Bacaksız Orhan takma adıyla yayımlayan Kemal, geçimini sağlamak için gazetelere romanlar ve senaryolar yazdı. Tiyatroya uyarlanan eserleri arasında "Eskici ve Oğulları”, “Kardeş Payı”, “72. Koğuş" yer aldı. 
Öykü ve romanlarında günlük yaşamı işleyen yazar, eserlerindeki karakterlerini genellikle yoksul insanlardan seçti. Bu insanların iç dünyalarını, yaşamlarını ve sorunlarını anlatan yazar, yazın hayatının en olgun döneminde Adana yöresinde bulunan toprak ve fabrika işçilerini ele aldı. 1950 yılında İstanbul'a yerleşti ve hayatını yazarak kazanmaya başladı. Bir lokantada yapmış olduğu konuşmada komünizm propagandası yapma suçlamasıyla yargılandı ama beraat etti. Orhan Kemal, 1970 yılından hayatını kaybetti. Ailesi, 1972 yılından itibaren ölüm yıl dönümlerinde "Orhan Kemal Roman Armağanı" vermeye başladı. "Ekmek Kavgası", "72. Koğuş", "Baba Evi", "Murtaza", "Bereketli Topraklar Üzerinde", "Hanımın Çiftliği" yazarın en bilinen eserleri arasında yer alıyor. 

Tür: Roman, öykü, oyun

Öne çıkan eserleri: Ekmek Kavgası, Hanımın Çiftliği, 72. Koğuş, Murtaza 

Bir alıntı: "Adam kitaplarını satmaya karar verdi. Bütün gece yatakta döndü durdu, bir türlü uyku tutmadı. ''Kitap satmak!'' Müthiş bir gönül rahatsızlığı içinde, gecenin üçünü geçe dalabildi."