1958 yılında Uşak’ta doğan İskender Pala, ilköğretimi Uşak’ta, lise eğitimini Kütahya Lisesi’nde tamamladı. Pala’nın okuma serüveni  Peyami Safa’nın kitapları; “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” ve “Yalnızız” ile başladı. Ömer Seyfettin, Reşat Ekrem ve Refik Hâlid’in eserlerinden etkilendi. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Divan edebiyatı alanında doktorasını tamamladıktan sonra  doçent, ardından profesör oldu. Ortaokul ve liseler için Türkçe ve edebiyat ders kitapları ve Osmanlı Deniz Tarihi’yle ilgili çeviri ve araştırma kitapları yazdı. Divan edebiyatını halka yeniden sevdirmek ve anlatmak amacıyla klasik şiirden ilham alarak, denemeler, makaleler, hikâyeler ve gazete yazıları kaleme aldı. ''Divan Şiirini Sevdiren Adam'' olarak anılan Pala, düzenlemiş olduğu Divan Edebiyatı konferansları ve seminerleri ile geniş kitlelere ulaştı. 1989 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü’ne, 1990 yılında AKDTYK Türk Dil Kurumu Ödülü’ne, 1996 yılında ise Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü’ne layık bulundu. 2013 yılında ise edebiyat dalında Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’nün sahibi oldu. ''Katre-i Matem'', ''OD '', ''Mihmandar'', ''Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk'', ''Efsane'', ''Şah&Sultan'', ''Karun ve Anarşist'' isimli romanları ile geniş kitlelere ulaşan yazarın eserleri yabancı dillere çevrildi ve pek çok ödüle layık görüldü. İskender Pala, ''Bülbülün Kırk Şarkısı'' isimli kitabını ömrünün en güzel çabası olarak değerlendiriyor. Kitapları arasında; ''Dört Güzeller , ''Katre-i Matem'', ''Mevlid'', ''Şah ve Sultan'', ''Od'' (Bir Yunus Romanı) , ''Efsane Bir Barbaros Romanı”, “Mihmandar” ve ''Akşam Yıldızı'' yer alıyor.

Tür: Roman , inceleme, araştırma, deneme, sözlük

Öne çıkan eserleri: Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk, Şah&Sultan, OD, Mihmandar, Akşam Yıldızı

Bir alıntı: ''Ve unutma, her şafak, elinde fenerle gelen bir hırsız gibidir, ömürleri çalıp götürür. Uyanık dur!''