Yazar ve psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu 1947’de Ankara’da dünyaya geldi. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra 1966’da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde okumaya başladı. Öğrencilik yıllarında TRT’nin açtığı spikerlik sınavını kazanarak TRT’ye kadrolu spiker olarak atandı, 5 yıl boyunca spikerlik ve sunuculuk yaptı. 1972’de üniversiteden mezun oldu. Mezun olduktan sonra TRT’den ayrıldı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nde asistan olarak işe başladı. Bu yıllarda evlendi. 1977’de uzman olup 1982’ye kadar öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1982’de doçent olacakken tercihini doktor olmaktan yana kullanıp üniversiteden ayrıldı.

Hastaları ile olan görüşmelerini kaleme aldığı ilk kitabı “Madalyonun İçi” 2004’te yayınlandı. Kitap; psikiyatriye, insan ruhuna, iç dünyalara meraklı okurlar tarafından oldukça ilgi gördü. 7 Mart 2005’te Ankara'daki ilk özel psikiyatri merkezi olan "Madalyon Psikiyatri Merkezi” ni kurdu ve başarılı hekimlerle çalıştı. 2007 yılında eşini kaybetmesinin ardından gecelerin ancak yazarak geçtiğini ifade eden Budayıcıoğlu’nun ikinci kitabı “Günahın Üç Rengi” 2008’de yayımlandı. 2011'de “Hayata Dön” kitabı olumlu yorumlar aldı. 2013’te kliniğinin ikinci şubesini İstanbul, Levent’te açtı. 2015’te “Kral Kaybederse” adlı romanı, 2018’de Yağmur Artukmaç ile yazdığı çocuk gelişim kitabı “Kral Teo Kitabı” yayımlandı. 2019’da ise “Camdaki Kız” romanı ile okuyucusunu derinden etkiledi.

Yazdığı kitaplardan “Hayata Dön”,  2017’de “İstanbullu Gelin” adında bir diziye konu oldu. “Camdaki Kız” isimli eseri ise 2020’de “Doğduğun Ev Kaderindir” dizisine konu oldu.

Tür: Roman

Öne çıkan eserleri: Madalyonun İçi, Hayata Dön, Camdaki kız, Kral Kaybederse

Bir alıntı: “İşte bu yüzden kiminin tanrısı sert, katı ve hoşgörüsüz, en ağır cezaları vermeye hazır, çatık kaşlı olurken, kiminin Tanrısı her zaman güler yüzlü ve hoşgörülüdür. Affetmeye her zaman hazırdır. Tanrısı çatık kaşlı olanlar, ondan korkmayı bilir sadece. Cezalar ne kadar caydırıcı olabiliyorsa, o kadar durdurabilir Tanrı onları. Ancak, güler yüzlü Tanrının çocuklarını durdurmak için çoğu zaman cezaya gerek yoktur. İki taraf da birbirini sevdiğini ve hoş gördüğü için, aralarında pek sorun çıkmaz. O nedenle daha kolay, korkmadan sorgulayabilirler hayatı ve kendilerini...”